TÜRKİYE’DE DEPREMLER

Türkiye, Akdeniz-Himalaya Deprem Kuşağı’nda yer aldığından ülkenin hemen hemen her bölgesinde çok sayıda fay hattı oluşmuştur. Bu nedenle fay hatlarının bulunduğu alanlarda çok sık depremler meydana gelmektedir. Türkiye’de faylar; Kuzey Anadolu Fay Kuşağı (KAF), Batı Anadolu Fay Kuşağı (BAF) ve Doğu Anadolu Fay Kuşağı (DAF) olmak üzere üç ana kuşak oluşturur. KAF; batıda Saros Körfezi’nden başlayarak Marmara Denizi, Düzce, Amasya ve Erzincan üzerinden Van Gölü’nün kuzeyine kadar uzanır. BAF, Batı Anadolu’daki horst ve grabenlere paralel olarak uzanan çok sayıda faydan oluşur. DAF ise Doğu Afrika’dan başlayarak Amik Ovası, Kahramanmaraş, Bingöl, Van ve Hakkâri’ye kadar uzanır. Aktif fay kuşakları olarak gösterilen bu alanlar en tehlikeli deprem bölgesidir (Harita 4.3). Ülke yüz ölçümünün %66’sını oluşturan bu alanlarda toplam nüfusun yaklaşık %71’i yaşamaktadır.

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’de meydana gelen büyük depremler içerisinde en fazla can kaybı, Erzincan’da meydana gelen depremde (1939) yaşanmıştır. Gölcük’te meydana gelen deprem (1999) ise %46,7’lik payla ülke sanayisinin lokomotifi konumundaki bir bölgede yaşandığından ekonominin en çok zarar gördüğü afet olarak kayda geçmiştir (Görsel 4.9). Ayrıca bu deprem, ülke nüfusunun yaklaşık %23’ünün yaşadığı bir bölgede gerçekleşmiştir. 2011 yılında Van’da gerçekleşen deprem sonucu 604 kişi hayatını kaybetmiş, 1966 kişi yaralanmış, 252 kişi ise enkazdan sağ olarak kurtarılmıştır (Görsel 4.10). Türkiye’nin bazı gerçekleri, yaşanan depremlerde can ve mal kaybının yüksek olmasına neden olmaktadır. Bunlar; nüfusun büyük bölümünün aktif deprem kuşağında yer alması, yerleşmelerin alüvyal ova ve vadi tabanları gibi zayıf zeminlere kurulması, bina yapım tekniklerinin yetersiz kalması ve deprem bilincinin yeterince gelişmemiş olmasıdır (Harita 4.4).

Depremin oluşumu önlenemez ve ne zaman olacağı kesin olarak bilinemez. Ancak faylar üzerinde yapılacak çalışmalar ile deprem felaketi yaşanabilecek yerler tahmin edilerek bu konuda gerekli tedbirler alınabilir. Depremin yol açacağı olası zararları azaltabilmek için alınacak tedbirler; deprem öncesinde, deprem sırasında ve deprem sonrasında olmak üzere üç şekilde sıralanabilir.

KAYNAKÇA:

COĞRAFYA – 10 Ders Kitabı ( Kenan TÜRKEZ – Mutlu KARAKOÇ – Nurullah BALŞEN – Tolga PEKTAŞ – İsmail ÖZDOĞAN)  ISBN 978-975-11-4530-7