Etnobotaniğin Kökleri 

Bitkilerin beslenme, barınma, ısınma ve tedavinin yanı sıra her türlü araç-gereç yapımında en eski dönemlerden beri vazgeçilmez bir yeri olduğu tartışılmaz. Eski uygarlıklara ait resimler, kabartmalar, heykeller, o toplumların bitki kullanımının görsel kayıtları gibidir. Eski Mısır, Hitit, Yunan uygarlıklarından günümüze kalan pek çok veride, sanat eserinde bitkilerin de betimlendiğini görmekteyiz.

Yaklaşık 5000 yıl öncesinde yazının ortaya çıkışından itibaren çivi yazılı Sümer, Asur tabletleri, Mısır hiyeroglifleri ve Hitit arşivlerinde özellikle tarımı yapılan bitkilere ve tıbbi bitkilere ilişkin bilgiler yer alır. Günümüzden yaklaşık 5000 yıl öncesine ait Mısır Erken Hanedanlık döneminden başlayarak, 3000 yıla yakın bir süre kesintisiz devam eden Mısır uygarlığı bize bitkilerin insan yaşamındaki yeri konusunda benzersiz veriler bırakmıştır.[1][2]

Tıbbi bitkiler ve tıp uygulamaları ile büyü pek çok antik kaynakta yer alır. Bunların hangi bitkilere karşılık geldiği uzmanlar tarafından tartışılsa da tartışılmaz gerçek insanların bu bitkilere ilişkin bilgileri, tarifleri kaydetme ve gelecek kuşaklara aktarma ihtiyacı duymuş olmalarıdır. En eski tıp kitapları yaklaşık günümüzden yaklaşık 3000 yıl önceye dayanan Çin kaynaklarıdır. Antik düşünürlerden, botaniğin babası sayılan ve Aristo’nun öğrencisi olan Lesbos’lu (Midilli adası) Theophrastus, bitkilere ilişkin yazdığı 10 ciltten örneğin sekizinci cildi tohumları yenen bitkilere, dokuzuncu cildi yararlı sıvı, tutkal ve resinleri olan bitkileri tanıtmaya ayırmıştır. Botanik biliminin bugünkü klasik familya ayrımının temellerini atan İsveçli Carl Linneaus da Lap ülkesinde yararlı bitkileri araştırmıştır.

‘Etnobotanik’ terimi ilk kez 1895’te Amerikalı botanikçi John William Harshberger tarafından, Pensilvanya Üniversitesi’nde Arkeoloji topluluğuna verdiği bir konferans sırasında kullanılmıştır. O dönemde ‘ilkel ve yerli insanların bitki kullanımını’ içeren bu terim günümüzde ‘ilkel’ kavramını dışlayarak, geleneksel insan-bitki ilişkileri kapsamında yaygın olarak kullanılmaktadır.[3]

Etnobotaniğe sistematik yaklaşım, Amerikanın yerli kültürleri üzerine 1940’lardaki araştırmalarıyla biyolog Richard Evans Schultes ile başlar. Harvard Üniversitesi’nde verdiği dersler, yayınları ve uzun süreli alan çalışmaları kendisine ‘etnobotaniğin babası’ unvanını kazandırmıştır. Doktorasını II. Dünya savaşı başlarında Oklahoma bölgesindeki yerli kabilelerin neredeyse unutulmuş halüzinatif bitkileri konusunda yapan Schultes, savaş sırasında Amazonlarda Amerikan hükümeti adına hastalıklara dirençli lastik ağacı çeşitlerini araştırmıştır. Topladığı 30.000’i aşkın herbaryum örneği ile Amazonlardaki yerli halklara ait çok önemli verileri derlemiş, bilim dünyasına 300 yeni tür ve tıbbi kullanım kazandırmıştır.[7] O dönemde özellikle ekonomik botanik olarak tanınan ve büyük oranda ekonomik kalkınmada işe yarayacak, maddi katkı sağlayacak bitkilerle ilgilenen bu dal, giderek kültürel mirasın bir parçası olarak daha geniş kapsamlı araştırılmaya başlandı.

Kaynakça 

  1. ^ http://www.reshafim.org.il/ad/egypt/timelines/topics/
  2. ^ http://www.britishmuseum.org/explore/cultures/africa/ancient_egypt.aspx
  3. ^ Wickens, G. E. (2001). Economic botany: Principles and Practices, Kluwer Academic Publishers, London.